Gece çöktü; sustu rüzgârın eski türküsü,
Bir gölge dolaşıyor kalbimin kıyısında.
Kendi sesim yankılanır, yabancı bir yolcu gibi,
Her adımım kayboluyor sonsuzun kapısında.
-
Bir kandil titrer içimde, sönmeye yüz tutmuş,
Ne karanlık bütünüyle, ne aydınlık benim.
Sorular birer zincirdir, bileğimde unutulmuş,
Cevap diye sarıldığım her şey eksik, her şey yemin.
-
Aynalara baktım; yüzüm değil gördüğüm,
Zamanın çizdiği sessiz bir hasret haritası.
Bir avuç ömür dediler; avucumdan döküldü,
Kaldı geriye yalnızca bekleyişin duası.
-
Ey görünmeyen hakikat, ses ver içimde bana!
Bir damla nur yeter bazen, bin geceyi aşmaya.
Çünkü insan, en çok kendi gölgesinde yorulur,
Ve en uzun yolculuktur, kendine ulaşmaya.
-
Sabah gelir elbet, fakat güneşten önce,
Kalbin karanlığında bir pencere açılır.
İşte o ilk ışıkta anlar insan usulca:
En derin sessizlikten en büyük umut doğulur.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın