Burada günler ağır, geceler ise daha da uzun. Her sabah aynı gri gökyüzüyle uyanıyorum; sanki güneş bile bu şehre uğramaktan vazgeçmiş. İnsan kalabalığının ortasında yürürken bile içimde derin bir yalnızlık taşıyorum.
Memleketin sesleri kulaklarımda çınlıyor: bir çocuk kahkahası, bir sokak satıcısının bağırışı, bir türkünün yarım kalmış mısrası… Hepsi burada yok, ama içimde birer yara gibi duruyor. Özlem, insanın ruhunu kemiren en sessiz acı.
Bazen pencereden dışarı bakıyorum; yağmur damlaları camda iz bırakırken, ben de içimde iz bırakıyorum. Her damla, biraz daha uzaklaştırıyor beni sevdiklerimden. Zaman burada ağır işliyor, ama hasret hızlı büyüyor.
Bil ki, bu satırları yazarken kalbim titriyor. Sözcüklerim yetim, duygularım sahipsiz. Gurbetin en karanlık köşesinde bile tek ışığım, bir gün yeniden buluşacağımız umudu.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın